dibini gördüm yaşamın, küçük çakıl taşlarından ibaretmiş...

Leyla Mihrinaz Engin | Hayat Bir Füzeden Fazlası Değil

Ezgi Paçacı tarafından, kaleme alınan Benim Adım Ada Öyküsü 21.Yüzyılda yaşanan teknoloji ağının yarattığı suni iletişim dünyasından, istemeye istemeye kopup, yaşamın gerçeği ile yüz yüze kalmış ve zor yaşam koşullarından geçmiş,  genç bir kızın yaşam öyküsüdür.

 

Ezgi Paçacı, genç ve güzel olan kahramanı Ada’ya yüklediği kadınlık misyonunu, çok çarpıcı bir yaşam öyküsüyle, okuyucuya sunarak, okuyucuda resmen yeni bakış yeni bir ufuk yaratmaktadır.

 

Oldukça akıcı, etkileyici ve yumuşak bir üslupla kaleme alınan Benim Adım Ada Öyküsü, toplumda sosyal ağlara aracı olan teknolojinin, bir insanda yaratacağı yanılsamayı, insanlar arasındaki ilişki gibi görünen tehlikeli birlikteliğe dikkat çekmektedir.

 

Ezgi Paçacı, yaşamının ilk yıllarında kendisini bu ağa kaptıran Ada isimli kahramanın, iç ve dış dünyasındaki çarpıklıkları büyük bir ustalıkla okuyucuya sunmuştur. Yaşam koşulları gereği, yaşamın realitesiyle karşı karşıya gelen kahramanın, yeni hayatına alışmaya çalışırken, iç ve dış dünyasındaki değişikleri “ibret alınacak”  bir ustalıkla işleyen yazar, Ada aracılığı ile toplumdaki kadın dünyasına da dikkatleri çekmiştir.

 

Benim Adım Ada Öyküsü’nde işlenen, günümüz toplumunda erkeğin kadına olan cinsel zaafının, erkek egemen yapının bir kadının yaşamında yarattığı tahribatlar, bu anlamda kaleme alınan olay örgüsü okuyucuda hayranlık uyandırmaktadır. Aynı zamanda, Ada sayesinde, bir kadının ayakta durma mücadelesini, kadının kendine olan özgüvenini oluşturmak için gösterdiği çabayı görmekteyiz.

 

Benim Adım Ada Öyküsü’nün kahramanı olan Ada’nın, bir kadın olarak başka bir kadının mutluluğu için göze aldığı yaşamsal risk, kadınsal duruşu, özellikle kadın okuyucuları oldukça etkileyecektir.

 

Her gün en az bir kadının, erkek tarafından cinayete kurban gittiği, gasp ve tacize uğradığı bu dönemde, özellikle kadın okuyuculara soluk aldıracak olan Benim Adım Ada Öyküsü’nde, ustalıkla işlenen konulardan biri de kadının hatta genç bir kızın annelik güdüleridir. Bir anne hissiyatı taşıyan ama özünde anne olmayan Ada, yaşamında bir çocuğun varlığına tutunarak toplumun tüm zorluklarına rağmen ayakta durma mücadelesi verir.

 

Benim Adım Ada Öyküsü, aktardıkları sayesinde okuyucuların,  özellikle kadın okuyucuların kendi iç dünyasındaki gücü keşfetmesi, o güç ile egemen erkek zihniyetine karşı bir duruş göstermeleri kuşkusuz olacaktır.

 

Benim Adım Ada Öyküsü’nde uç iki yaşam, uç iki zihniyet, uç iki coğrafya, uç iki kültür karşı karşıya getirilmiştir. Batı kültürü ile doğu kültürünün karşı karşıya getirildiği öyküde, dillerin, kültürlerin farklılığı, teknoloji dünyası ile elektriği, suyu olmayan mekân farklılığı, dünyanın özellikle Ortadoğu’da yaşanan savaşlardan, hesap kitaplardan bihaber yaşayan insanlar ile bizzat sıcak savaşın içinde yaşayanların farklılığı ustalıkla işlenmiştir.

 

 Ada, güzelliği, dişiliği ve zekâsıyla medyada popüler olmayı isterken, değişen yaşam koşulları, sosyal ve toplumsal duyarlılığı ve yaşadığı hayatın sorunlarından dolayı medyada popüler olur. Ancak sahip olduğu insani karakteri ile hangi popülerliğin daha iyi olduğunu, okuyucuya kendi dili ile aktararak örnek bir duruş sergilemektedir.

 

Oldukça samimi bir dil ile kaleme alınan Benim Adım Ada Öyküsü, inceden inceye dini mesajlar da içermektedir. Kitabın dönüm noktası olan “füze” ile ilgili anlatımlar, okuyucuda resmen bir silkelenmeye sebep olacaktır.

 

İnsanı mesajların, zorlanmadan ince bir üslupla okuyucuya aktarıldığı Benim Adım Ada Öyküsü’nün kahramanının gerçek ve yaşıyor olması okuyucuda merak uyandıracak hatta okuyucu bütün bu badirelerden geçmiş olan kahramanla karşı karşıya gelme isteğine kapılacaktır.

 

Kitabı bitirdikten sonra, kendinizi, tabir yerindeyse “tatlıydı” demekten alıkoyamayacaksınız.

 

Her kitap okuyucusunun kitaplığında bulunması gereken Benim Adım Ada Öyküsü’ünü okurken, yazarı olan Ezgi Paçacı’ya “hayranlık duymamak” neredeyse imkânsızdır.

 

Ezgi Paçacı tarafından, kaleme alınan Benim Adım Ada Öyküsü 21.Yüzyılda yaşanan teknoloji ağının yarattığı suni iletişim dünyasından, istemeye istemeye kopup, yaşamın gerçeği ile yüz yüze kalmış ve zor yaşam koşullarından geçmiş, genç bir kızın yaşam öyküsüdür.

Yorumlar

Yorum Gönder

 

Son Yorumlar

istanbulu Tataroğlu

(Erda Güncesi / Günce - 2004)

Doğa ile ,doğa hareket ve ...

Sukran Cetinkaya

(Bu Sen Değilsin)

Sen ask abidesisin gercekten ...

Nurullah ULUTAŞ

(Bu Sen Değilsin)

Güzel yürekli ...

Aynur Engin

(Bu Sen Değilsin)

Şiirane dökülen ...

Seval serttaş

(Bu Sen Değilsin)

Yıllarca şiir okuyan ve de ...

Tweeter

Facebook

Leyla Mihrinaz Engin: Harf harf hece hece kelime kelime yanmak gerek...

ÇAĞDAŞ MEDYA | Basın | Yayın | Reklamcılık |