dibini gördüm yaşamın, küçük çakıl taşlarından ibaretmiş...

“İblisin Meşin Kırbacı…”

Suç Korkusu Kitabı, yer altı dünyasında kirli işleyen çarkın, kaçakçılık, hırsızlık, gasp, adam öldürme gibi olayların yanı sıra yer altı dünyasında bulunan insanların, geçmiş yaşam koşullarının ve psikolojilerinin incelikle işlendiği, birden fazla olay örgüsünün yer aldığı bir romandır.

 

Yazar Bülent Polat, Suç Korkusu Kitabı’yla, suç işleyen insanların, geçmişlerindeki kötü yaşam koşullarından etkilendiğini, psikolojilerinin normal olmadığını doğrudan kaleme almaktansa, mesajlarını olay örgüleriyle dolaylı ve usta bir anlatımla okuyucuya vermektedir.

 

Okuyucu olarak, Suç Korkusu’nun konusunu oluşturan bir hırsızlık olayı ile birden fazla kahraman ve o kahramanların yaşam geçmişiyle karşı karşıya kalırsınız. Kitabın kahramanı her ne kadar bir kişi gibi görünse de her an önünüze yeni bir kahraman çıkmakta ve her yeni kahraman ilgili odağı olmaktadır.

 

Anlam bütünlüğünden kopmayan ve de uzun soluklu cümleleri kaleme almayı tercih eden yazar, olaydan olaya atlarken de büyük bir itina ile okuyucuyu esas konudan uzaklaştırmamaya özen göstermektedir.

 

Bülent Polat, “İçindeki öd balonunu bir kez olsun patlatmak… Şeytanla masaya oturmak… İblisin meşin kırbacı… Köşeleri bir hayli sivri kelime… Zayıf ele rağmen kumar oynamak…” gibi cümlelerle, kitabın akışına renk katan güçlü anlatımın yanı sıra, kulağa ve yüreğe hoş gelen kelime oyunlarına da yer vermiştir.

 

Romanda, “Öd patlatma” tabirinin işlendiği olay örgüsü, aynı psikolojiye sahip okuyucuda, kendi korkularının üzerine gitme, korkularını yenme konusunda fikir edinme, hatta bir çıkış noktası bulma anlamında önemli bir bölümü oluşturmaktadır.

 

Kitapta olaylar hızlı geliştiğinden, okuyucu olarak akışa kapılarak, olayın sonunu merak edersiniz.

 

Ancak birçok olayın sonunda okuyucu olarak ters köşe olabilir, tahminlerinizde yanılabilir ve bu durumdan zevk almanız da kaçınılmazdır.

 

Birkaç kahraman kullanılarak, yaşam mücadelesinin inceden inceye işlendiği Suç Korkusu Kitabı’ndan polisiye roman tadını da almanız mümkündür. Suçlular ile polis, masumlar ile suçlular arasındaki kovalamaca ve olayın seyrinin ani yön değiştirmesi, zekâsını kullanmak isteyen okuyucularda bir keyif ve oyuna dönüşecektir.

 

Kitabın esas kahramanı olan Soner, birçok yerde arka figüran gibi durmakta, bir hırsızlık olayına ister istemez karışan figüran gibi duran şahıslar, birden ana kahraman rolüne bürünmekte ve sonuna kadar okuyucu olarak, olay örgüsünü kafanızda tutma ihtiyacı dduyacaksınız. Okuyucusunu kısmen düşündürmeyi hedefleyen kitap, olaya bulaşan her karakterin geçmişini, fiziki, biyolojik, psikolojik yapısını inceleyerek, karakterin olay içerisindeki duruşuna zemin yaratmakta ve ışık tutmaktadır.

 

Kısa yoldan çok para kazanma hırsının, insanoğluna neler yaptıracağını gözler önüne sermeye çalışan kitabın bazı bölümlerinde, konunun fazla uzamış olması ve uzayan mevzuların ilerleyen satırlarda önünüze çıkmaması sizi düşündürebilir. Ancak anlatım ve yazım dilinin oldukça sade ve özenli kelimelerden seçilmiş olması, okuyucu olarak sizi olayın sonucuna kilitleyecektir.

 

Usta bir dille kaleme alınan Suç Korkusu Romanı’ndaki kavgalar, kazalar, öldürme, öldürülme olayları okuyucu olarak sizi kendine çekecek ve kendisinizi olayın içine hissetmekten kaçamayacaksınız.

 

Sade, uzun ve soluksuz bir üslupla kaleme alınan kitapla, İstanbul’un meşhur Beyoğlu caddesinin arka sokaklarında nasıl bir yaşam olduğu fikrine de sahip olacaksınız. Gösterişli, şatafatlı ana caddenin arka sokaklarında ki yaşam döngüsü sizi adeta kedere boğacaktır.

 

Gayri meşru yollarla yaşama tutunmaya çalışan, ya da tutunmayı düşünen birçok insana olumlu ve olumsuz bağlamda ışık tutabilecek nitelikteki Suç Korkusu Kitabı, keyifle okunması gereken naif romanlardan biridir.

Suç Korkusu Kitabı, yer altı dünyasında kirli işleyen çarkın, kaçakçılık, hırsızlık, gasp, adam öldürme gibi olayların yanı sıra yer altı dünyasında bulunan insanların, geçmiş yaşam koşullarının ve psikolojilerinin incelikle işlendiği, birden fazla olay örgüsünün yer aldığı bir romandır.

Yorumlar

Yorum Gönder

 

Son Yorumlar

istanbulu Tataroğlu

(Erda Güncesi / Günce - 2004)

Doğa ile ,doğa hareket ve ...

Sukran Cetinkaya

(Bu Sen Değilsin)

Sen ask abidesisin gercekten ...

Nurullah ULUTAŞ

(Bu Sen Değilsin)

Güzel yürekli ...

Aynur Engin

(Bu Sen Değilsin)

Şiirane dökülen ...

Seval serttaş

(Bu Sen Değilsin)

Yıllarca şiir okuyan ve de ...

Tweeter

Facebook

Leyla Mihrinaz Engin: Harf harf hece hece kelime kelime yanmak gerek...

ÇAĞDAŞ MEDYA | Basın | Yayın | Reklamcılık |