dibini gördüm yaşamın, küçük çakıl taşlarından ibaretmiş...

Güven Terapinin Temel Direklerinden Biridir

Hani olur da bir gün kitaplığınıza şöyle bir göz gezdirirsiniz, siz kitabı değil de kitap sizi bulsun istersiniz. Ruhum o kitabı bulsun ve ruhum o kitabı okusun dediğiniz anlar olur bazen. İşte, öyle bir andı. Elimin gittiği ilk kitabın üstündeki not; Olur ya… Günün birinde ruhunuz ağrırsa… Psikolog ve aile terapisti İlkim Öz’ün Terapide 5 Soluk kitabı, kendiliğinden okunmak istendiği mekânı ve zamanı belirlemişti.

 

Terapide Beş Soluk kitabı, Terapist İlkim Öz’ün meslek hayatında psikoterapi seanslarına katılan beş danışman olarak nitelendirdiği kişiye ait gerçek yaşam öykülerinden derlenmiştir.

 

Yazar, “Okurlarıma” ve “Önsöz” başlığı ile giriş yapmış olduğu bölümde, öyküleri kaleme almasındaki gayesini çok net ve çarpıcı bir şekilde belirtmiştir. Oldukça samimi ve akıcı bir dil ve profesyonel belirlemelerle okuyucuyu hemen kendine çekmekte ve kitabı nerdeyse bir solukta okutturmaktadır.

 

“Yaşamak için her yönünüzle nefes almanız gerek. Hem bedeninizle hem de ruhunuzla”


Her okuyucunun kendisinden bir parça bulacağı Terapide Beş Soluk kitabı, her zamana ve her yaştan insana hitap edecek niteliktedir. Öykümsü bir üslupla okuyucu ile paylaşılan seanslardaki karşılıklı diyaloglar, danışmanların iç ve geçmiş dünyalarına inme, sorunlarını çözme bu uğurdaki zeka ve farkındalık okuyucuda da farkındalıklar yaratacak ve bir çok okuyucuda terapiye girmeden terapi yaptırmış olacaktır.

 

Bir taraftan da toplumdaki psikologlara, trapiye, terapiste karşı olan ön yargı, insanların ihtiyaç duymasına rağmen neden gitmekten çekindiklerini oldukça çarpıcı bir şekilde anlatmak, bu yargıyı, endişeyi bertaraf etmeye çalışmaktadır.

 

Her bir öyküye konu olan danışmanın, kendi yaşamlarında problem olarak gördükleri çıkmazlardan nasıl çıkıldığını, sorunların kaynağına nasıl inildiğini ve esas sorunun madalyonun diğer yüzünde olduğunu görmek, okuyucuda resmen şaşkınlık, farkındalık hatta kırılma noktaları yaratacaktır.

 

İlkim Öz’ün birçok danışmanı arasında seçmiş olduğu bu beş öyküye ayrı ayrı değinmekte fayda var çünkü her bir öykü ayrı bir ivme yaratmakta, ayrı bir çözümleme ve sonuca ulaşmaktadır.

 

Ceyda’nın Takıntılı Takıntıları;


Son derece enerjisiz, hayattan bıkmış “böcek” takıntısı olan Ceyda, 30 yaşında, evli ve iki çocuk annesidir. Uzun ve karşılıklı seanslar sonucu, böcek takıntısının nerden geldiğine tanık olacak ve şaşacaksınız. Ceyda’nın bu ruh yapısının altında yatan, bilinçaltına olan yolculuğu, dokunmaktan ürktüğü gerçeklere nasıl dokunduğunu ve o gerçeklere dokundukça nasıl bir değişime uğradığını, böceğin B’sini bile ağzına alamayan Ceyda’nın o takıntılı ve umutsuz halden sıyrıldığına şahit olacaksınız.

 

“Acıların en büyük darbesi insanı o acının yaşandığı zamana mahkûm etmesidir…”


Terapide Beş Soluk kitabının bu bölümünde, kadınların aşırı temizlik düşkünlüğünün altında yatan sebeplerden birini de keşfetmek kadın okuyucuları çok etkileyecektir.

 

Duygular Gerçekten Var mıdır;


Ayhan kırk iki yaşında, evli ve bir çocuk babasıdır. Oldukça bakımlı ve iyi gelirli biridir. Terapiste görünmekten son derece çekinen Ayhan, psikologa gidişini gerektiren hiçbir sebebin olmadığını iddia eder.

 

Danışman, hızlı kalp atışları ve sol kolu uyuşmasından dolayı psikologa gelir. Ayhan’ın gerçek yaşam öyküsü son derece enteresandır. Bilinç altında yatanlar okuyucuyu adeta ürkütecektir. Kendisinin bile farkında olmadığı küçüklüğünden gelen, iki ablasının kendisine yaptığı aşağılama, baskılardan oluşan güvensizlik, güçlü görünen kişiliğin altında öz güven sorununa tanık olacağız.

 

Duyguların var olmadığına inanan bir danışmanın, duygulara inanarak yaşamına devam ettiğini göreceğiz.

 

“inanarak yaptıklarımızdan iyi sonuçlar alırız, inanmadan yaptıklarımızda ise yarı yolda kalırız”

Son Çaremi de Almayın Ölmek İstiyorum;


Terapide Beş Soluk kitabının bu bölümünde, 19 yaşındaki Gonca’nın ölmek istemesi, bu isteğe nelerin sebep olduğunu ve bu uğurda giriştiği intiharları okuyacağız.  Bu istemin altında yatan sebebin anne baba ilişkisine, küçük yaşlarda yaşadığı talihsiz bir olaya şahit olacağız.

 

Anne ve babalara da son derece olumlu etkileyici mesajların gittiği bu bölüm, şiddetli geçimsizlikler için de terapi niteliğindedir.

 

“Güven terapinin temel direklerinden biridir”


“Her şey sende bitiyor ve her şey yine seninle başlıyor. Asıl olan sensin”

 

Gonca’nın iyileştikten sonra Terapide Beş Soluk kitabı aracılığı ile okuyuculara vermiş olduğu mesaj da okunmaya değerdir.

 

Gölgedeki Sevgi, Gün Işığındaki Güvensizlik;


Bu bölümde de 21 yaşındaki Serdar’ın hayat hikâyesine dâhil olacağız. Eğitimli bir anne ve babanın oğlu olan Serdar’ın muhalif, soru ve çelişki ile dolu beyni, asi kişiliğin altında yatan güvensizlik ve buna sebep olan olguları göreceğiz. Oldukça aksi ve asi gibi görünen Serdar’ın, terapi boyunca kendisindeki kırılmaları, gerçeği görmesi oldukça sancılı geçer.

 

Psikolog İlkim Öz’ün aileleri de terapiye alması oldukça güzel ve etkileyicidir. Danışmanların sorunları altında yatan, aile fertlerinin, arkadaş ye da etraftaki insanların olay örgüsünün esas kahramanları olduğunu görmek hayrete düşürmektedir.

 

Psikoterapi’nin anlamı, kişinin günlük yaşamında başa çıkamadığı sorunlarıyla, terapi sürecinde başa çıkmayı öğrenme becerisidir.”


“…unutmayalım ki çocuklarımız bizim aynadaki yansımalarımızdır.”

Aslında Benimle Değil, Annemle Terapi Yapın;


İlkokul üçüncü sınıfa giden Batur ile annesi arasında geçen çetin bir kavganın öyküsünü okuyacaksınız. Aksi, kıran döken Batur’un aslında son derece aklı başında ve kendini ifade edebilmek için seçmiş olduğu bu tavrın altında, okuyucu olarak yolunuz,  annesine ait gerçeklere çıkacaktır.

 

Çocukları çok önemsediğini oldukça değerli söylemlerle kaleme alan İlkim Öz’ün oldukça etkilenerek kitabına taşımış olduğu Batur un hikâyesi, okuyucu anne ve babaya rehber olacak niteliktedir.

 

Sevdiklerini kaybetme fobisinin yarattığı, çekilmez bir hayatın nasıl düzeldiğini görecek nefes alacaksınız adeta.

 

“…korkularınız içgüdüsel değildir. Korkuyu ve korkmayı sonradan öğreniriz”

 

“Olur ya günün birinde sizin de ruhunuz ağrırsa, terapi almaktan çekinmeyin…”


Hastaların, kendi kendine konuşmaları, itirafları, ağlamaları, öfkelenmeleri en sonunda gerçeği kendi kendilerine keşfedip, yaşadıkları kaostan çıkmaları oldukça keyif vermektedir.

 

Psikolog ilkem Öz’ün profesyonel, insani, sakin, bilgili duruşuna da hayran olmamak elde değil. Hatta bir danışman olarak değil, dostane bir muhabbete gitmemek için kendinize hâkim olamayabilirsiniz.

 

Terapide Beş Soluk kitabında yer alan öykülerin her birinin ayrı ayrı okunması her okuyucuya terapi gibi gelecektir. Terapist ve danışman arasındaki diyalog, samimi dil,  sorunlardan çıkma yolundaki hissi ve zekâ kıvraklığının etkisinde kalmamak mümkün değildir.

 

Buyurun kitap sizin, Terapide Beş Soluk kitabı ile iç dünyanıza inmeye var mısınız?

Hani olur da bir gün kitaplığınıza şöyle bir göz gezdirirsiniz, siz kitabı değil de kitap sizi bulsun istersiniz. Ruhum o kitabı bulsun ve ruhum o kitabı okusun dediğiniz anlar olur bazen

Yorumlar

Yorum Gönder

 

Son Yorumlar

Hamide ulutaş

(Kadın ve Dize / Şiir - İngilizce (Çeviride))

Yüzlerce kitap okudum leyla ...

Emine ERDOGDU

( Sezai Karakoç’un Leylâ ile Mecnun’u)

Su an bu kitabi okuyorum. Tek ...

İzzettin Oktay

(DENGBÊJLİK VE MEHMET UZUN)

Dengbêjlerden ilham alan ...

Aynur Engin

(Memê Alan Destanı)

Çocukluğum da annem ile ...

misafir

(“Sesi Tutsak Edemezsiniz” O Muhteşem Hayatınız)

Leyla hanim tek kelimeyle harika ...

Tweeter

Facebook

Leyla Mihrinaz Engin: Harf harf hece hece kelime kelime yanmak gerek...

ÇAĞDAŞ MEDYA | Basın | Yayın | Reklamcılık |