dibini gördüm yaşamın, küçük çakıl taşlarından ibaretmiş...

Büyük Verinin Gözü Üzerinizde: 21. Yüzyıl için 21 Ders

Yuval Noah Harari tarafından kaleme alınan 21. Yüzyıl için 21 Ders kitabı, tüm dünya insanlarının hâlihazırda yaşadığı siyasi, dini, ekonomi, ekoloji, sağlık, psikolojik ve benzeri toplumsal krizlerin nedeni, dünyayı kuşatan biyoteknoloji, yapay zekâ, bilişim teknoloji ve serbest ekonomi piyasasının şuan ve gelecekte insanlara yaşattığı ve yaşatacağı olumlu olumsuz yaşam şeklinin detaylı ve çarpıcı bir şekilde kaleme alınmıştır.

21. Yüzyıl için 21 Ders kitabının ‘Giriş’ kısmında Harari, Hayvanlardan Tanrılara Sapiens, Yarının Kısa Bir Tarihi Homo Deus kitaplarına kısaca değinerek “daha ivedi toplumsal ekonomik ve siyasal krizlere yoğunlaşıyorum,” diyerek ilk satırda okuyucuyu son derece güncel yaşamı ilgilendiren olaylara sürükleyerek ufuklarını açmaya çalışmaktadır.

Yuval Noah Harari

21. Yüzyıl için 21 Ders kitabı;

I. Kısım: Teknolojik Zorluk

II. Kısım: Siyasi Zorluk

III. Kısım: Umut ve Umutsuzluk

IV. Kısım: Hakikat

V. Kısım: Direnç, şeklinde kaleme alınmış olup her kısım altında ayrı ayrı konu başlıklarıyla detaylı bilgiler yer almaktadır.


21. Yüzyıl için 21 Ders kitabın sonunda belirtildiği gibi onlarca farklı kitaptan yararlanılarak, birçok bilimsel, tarihsel, siyasi, ekonomi kitaptan referans alınmıştır.

21. Yüzyıl için 21 Ders kitabını kısım kısım incelemek ve yorumlamakta fayda vardır çünkü Harari, her bölümün sonunda ufakta da olsa insanoğluna malum kaos, malum krizlerden çıkış yollarını sunmaktadır.

I. Kısım: Teknolojik Zorluk başlığı altında Uyanış, Özgürlük, Eşitlik konuları irdelenmiştir. 

Harari, 20. yüzyılda New York, Londra, Berlin, Moskova dünyaya şekil veren seçkinlerin üç büyük anlatı formüle ettiğini, bunların kapitalizm, komünizm, liberalizm anlatı olduğunu vurgular. II. Dünya Savaşının faşist anlatıyı devirdiğini, 1940-1980 yılları arası dünyanın sadece kominizim ve liberal savaş alanı olduğunu, ardından komünizmin çöktüğünü, 2018’e gelindiğinde de liberal seçkinlerin afalladığını ve sarsıldığına değinir. Harari aynı zamanda, liberallerin yaşadığı sarsıntıyı kıyamet (dünyanın sonu) gibi algılayan bu güruhun neden bu duruma geldiğini, arka perdede neler olup bittiğini, kıyamet hissinin teknolojik sıçrama hızının artışıyla daha da şiddetlendiğini kaleme alırken dikkatleri teknoloji ve finansal sermaye krizine çekmektedir.

21. Yüzyıl için 21 Ders kitabı vasıtasıyla okuyucu, teknolojideki hızlı gelişimin siyasetçileri şaşırtıp gerisinde bıraktığını, teknolojiyi anlamakta zorluk yaşadıklarına vakıf kılmaktadır. Okuyucu aynı zamanda biyoteknolojinin insan beyni üzerindeki olası etkisiyle nasıl bir toplum ve gelecek beklediğini, bozulan ekolojinin yaşamda neler yaratacağını bilmezliğin şokunu yaşayacaktır. Biyoteknoloji ve bilişim teknoloji alanlarındaki gelişimlerin, insanın gelecek tarihi üzerindeki olumlu olumsuz taraflarına değinen 21. Yüzyıl için 21 Ders kitabı, zihin karışıklığı yaşadığımız için, dijital gelişimin insanlarda zihinsel bir arızaya sebep olacağı kaygısını okuyucuya aksetmektedir.

Amerika, Fransa, İngiltere ve Rusya’nın iç demokrasilerine değinen Harari’nin şu belirlemesi son derece çarpıcıdır; Rusya demokrasi taklidi yapar. Rusya eşitsizlik konusunda ön safhalarda bulunuyor. Nüfusun en zengin %10’u servetin %87’sini elinde tutuyor.

Trump’ın nihilist (hiççi), Obama’nın liberal, gelecek için kaygı duyan bir siyasetçi, Putin’in milliyetçi sağcı ve dikta olduğunu, Hindistan, Polonya ve Türkiye’nin milliyetçi ve dini gelenekleri yaşatma hallerinde olduğu bilgisini tarihi, ekonomi ve güncel olaylar ile destekleyen Harari; insanlar er geç özgür, eşitlikçi bir yaşam ister ancak yöneticiler medyayı da zapt ettiklerinden halk bunun farkında olmadan bir daha bir daha kendilerine zulüm edene oy verir, derken okuyucuyu kısmen de olsa duyarlılığa davet etmektedir.

Abraham Lincoln’un “demokrasi” konusunda dile getirdiği cümleye yer veren Harari, okuyucuya dünyayı kaostan kurtaracak demokrasiyle ilgi umut vermektedir. “Tüm insanları bir süre kandırabilirsiniz, bir takım insanları sürekli kandırabilirsiniz ama tüm insanları sürekli kandıramazsınız.”

Bu durumda liberalizm çöktüğünde oluşacak boşluğu “ne dolduracak” sorusu tüm okuyucu beynini bit gibi kemirebilir.

Harari, gelişen teknoloji, dijital yaşam ve yapay zekâ yüzünden küresel işsizliğin, küresel işlevsizliğin olabileceğinin altını çizer. Michio Kaku, Geleceğin Fiziği kitabında teknolojinin 2100 yılına kadar yaşamımızı nasıl etkileyeceğini uzun uzun kaleme alır. Teknolojinin gelişimine daha çok umutla bakan Kaku, yakın gelecekte birçok mesleğin ortadan kalkacağını ama aynı zamanda yeni meslekler oluşacağını vurgular. Ancak Harari, Kaku kadar umutlu değil. Harari, iş kaybının tek kaynağının bilişim teknolojisinin yükselişi değil, bilişim teknolojisinin biyoteknolojisiyle kesişmesinden olabileceğini, insan beyninin biyokimyasal algoritmaların mükemmel olmadığının tespitine varıldığı için büyük bir sıkıntı olduğunu vurgular. Bu anlamda 21. yüzyılda mesleklerin değil insanların korunması ilkesini savunur ve dünya devletlerinin bu anlamda ortak bir bildirge hazırlamasını ve uygulamasını önerir.

Algoritmalar üzerinde uzun uzun bilgiler vermeye çalışan Harari, okuyucuyu bir nevi biyoteknolojiye, olası ekonomi kırılmalara hazırlıyor gibidir. Mühendislerin göz hareketlerine ve yüz kaslarına bakarak bir yazılım geliştirdiğini söyleyen Harari, siyasetten ekonomiye, güncel bilgiden teoriye, felsefeden psikolojiye, sosyolojiden dine kadar bilgi donanımına sahip beynini üşenmeden okuyucuya açmıştır. Ve devam ediyor Harari, teknik gelişimlerin iyi bir takipçisi olmazsanız hayatın, ekonominin vb. gelişimin gerisinde kalacaksınız.

II. Kısım: Siyasi Zorluk başlığı altında Topluluk, Medeniyet, Milliyetçilik, Din, Göç konuları irdelenmiştir. 

21. Yüzyıl için 21 Ders kitabın I. Kısmında olduğu gibi II. Kısmında da Harari, detaylı bilgiler ile okuyucunun kafasında fırtınalar estirmektedir. Okuyucu düşündürtmekte, ürkütmekte ve ne yapılması gerektiği ile ilgili fikirler vermektedir. Elbette tüm bu paylaşımları sahip olduğu bilgi, argüman ve kitap arşivleri sayesinde son derece titizlikle, açık seçik ve anlaşılır bir dil ile sunmaktadır.

Dünya devletleri her ne kadar ayrı kültür, ayrı dil, din ırk ile yaşıyor olsa da uluslararası ortak birçok benzeri olguya dikkati çekmektedir. Dolar, hastanelerdeki genel tetkik benzeşmesi, serbest piyasa algısı giderek dünyayı tek toplum haline getirmektedir. Bütün bu oluşumlarda teknolojinin ön ayak olduğunu vurgulayan Harari, küresel zorluklara küresel cevaplar gerek, Nükleer Zorluk, Ekolojik Zorluk, Dünya Uzay Gemisi başlıkları altında dünyayı tehdit eden unsurları çok çarpıcı bir dil ile okuyucuya sunmuştur. “…nükleer savaş ve iklim değişikliği insanlığın yalnızca fiziksel varlığını tehdit ediyorken, teknolojik sıçramalar insanlığın doğasını değiştirme potansiyelini taşıyor…”

Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar kitabında Stephen Hawking de; bu güne kadar geliştirilen ilkel yapay zekâ formları oldukça kullanışlı olduklarını kanıtlasa da insanlarla yarışabilecek bir şey yaratmanın ortaya çıkaracağı sonuçlardan korkuyorum, diyerek Harari’nin endişesinde haklı olduğunu göstermektedir. Nitekim teknoloji öncüleri Bill Gates, Steve Wozniak ve Elon Musk’un da yakın tarihlerde bu endişelerini dile getirdiklerini bilmekteyiz.

Facebook kurucusu Mark Zuckerberg, yeni insan toplulukları oluşturma düşüncesiyle “anlamlı topluluklar” yaratmayı, toplumsal dokuyu güçlendirmeyi, dünya insanlarını birbirine yakınlaştırmayı, ortak ilgili alanları altında birleştirmeyi hedefler. Zuckerberg “Facebook’un misyonunu bu doğrultuda değiştirmeye” ant içti ve Harari’nin belirttiği gibi Cambridge Analytica skandalı, üçüncü kişilerce dünyanın birçok yerinde seçimleri manipüle etmek için Facebook’un kendilerine teslim edilen verilerin deşifre edildiğini medyaya sunar. Yani insanlık için düşünülen bu teori uygulamaya geçmeden yara alır. Dolayısıyla dünyadaki enerjiyi, medyayı, gıdayı ve vb. sektörleri kendi çıkarlarınca kullanan güçlü ve kanlı kapitalizmin elini burada da görmekteyiz. Osho yıllar önce bir konuşmasında, eğer ki bilim adamları insanlık için çalışmalar yapıyorsa korkmayın, eğer ki bir ülkenin ya da bir siyasi gücün güdümünde çalışıyorlarsa korkun. Nitekim gittikçe dünyayı saran dijital gücün artık dünya patronlarının elinde olduğunu bilmekte ve kaygı duymaktayız.

21. yüzyılda insanlığın gelecekteki yaşamının ne olabileceğine dair Harari, çağdaş ideolojiyi, bilimi, ulus devlet görüşlerini eksik görür, bu yüzden İslam, Hristiyanlık, Hinduizm gibi dinleri üç ayrı türe bölerek inceler. Teknik, siyasi ve kimlik sorunları adı altında detaylı incelemelerle okuyucunun kafasında ileriye yönelik ufuklar açar. Bu anlamda geleneksel dinlerin teknik ve siyasi sorunları çözmekte yetersiz, kimlik sorunu çözmekte yeterli ancak sorunun büyümesine sebep olabileceğinin altını çizer.

Avrupa Birliği’nin entegrasyon ve göç meselelerinin yanı sıra İsrail, Kuzey Kore, Hindistan, İran, Türkiye, Rusya gibi ülkelerin din yolu ile milliyetçiliği neden ve nasıl canlı tuttuğunu, teknoloji aracılığı ile geliştirilen akıllı savaş silahlarının tehlikesine dikkat çeken Harari, yine makul bir çözüm arayışına okuyucuyu ve insanlığı çekmeye çalışır.

Ortadoğu ve Avrupa’nın karşı karşıya kaldığı göç olaylarına çok farklı bir pencereden bakan Harari, sorunu göçenler, göçtükleri ülke, karşılıklı yeşeren kültür ve bu konuda riayet edilmesi gereken insani duruşun önemine dikkati çekerek dünya ülkelerine ve yöneticilerine resmen ders vermektedir.

III. Kısım: Umut ve Umutsuzluk başlığı altında Terörizm, Savaş, Alçakgönüllülük, Tanrı, Laiklik konuları irdelenmiştir.

Harari; teröristler zihin kontrolü ustalarıdır, diye belirterek 2001 yılından bu yana terörden ölen insan sayısının 25 bin olduğunu belirtirken, trafik, diyabet, obezite, hava kirliliğinden milyonlarca insanın öldüğünü istatistiklerle ortaya koyar. Devletlerin terör karşısında panik yaşayıp hatalar yaptığını, farkında olmadan terörü sürekli sahnede tuttuğunu iddia eder. Devletlerin terörle baş edebilmeleri için terör ağlarına yönelik gizli operasyonlara yoğunlaşması, medyanın dikkatli davranarak teröre doğru yanaşıp cinnete yol açmaması, terörü zihnimizden arındırma yöntemlerini sunar. Ancak burada bir okuyucu olarak tüm kamuoyunun, dünya halklarının şahit olduğu IŞID- El Kaide- PKK gibi birçok terör örgütünün yine dünya siyasetçileri tarafından gizli destek aldığını belirtmesini bekleyebilirsiniz. Neden bu duruma değinmediği okuyucuyu düşündürebilir. Adeta terörün keyfi var olduğunu, keyfi korku ve şiddet yarattığını anlatır. Yine 11 Eylül ikiz kuleler terörünün İslami teröristler tarafından yapıldığını kaleme alan yazar, konu hakkında dünyayı yöneten gizli ve eli kanlı emperyalistler tarafından yapıldığı iddiasını yazmayarak durumu bertaraf etmiştir.

“Alçak Gönüllük” kısmında Harari, İsrail ve Yahudi olmasına rağmen dinleri olumlu olumsuz yönleriyle karşılaştırmış adeta Yahudi inancı adına özeleştiride bulunmuştur. Halen din etkisiyle insanların kimlik, milliyet farklılığına gittiği, karşı cepheleşmelerin yoğunlaştığı 21. yüzyılda yazarın duruşu oldukça cesaretlidir.

Yahudi inancını ve 18. yüzyıldan bu yana ki Yahudi yaşamını kaleme alan Harari, insanların beynindeki “Yahudi düşmanlığı” düşüncesine ışık tutmak istemiştir, bu anlamda 21. yüzyıl için 21 Ders kitabı, kafasında Yahudi düşmanlığı taşıyan okuyucunun bakış açısını olumlu yönde etkileyecek bir niteliğe sahiptir.

Harari, “Laiklik” bölümünü tabiri caizse tatlı ve sade bir üslupla kaleme almış ve okuyucuya kritik bir soru yöneltmiştir; dininizin, ideolojinizin ya da dünya görüşünüzün düştüğü en büyük hata neydi?

IV. Kısım: Hakikat başlığı altında Cehalet, Adalet, Hakikat Sonrası, Bilimkurgu konuları irdelenmiştir.

“Sandığınızdan daha az şey biliyorsunuz” ve “Gücün kara deliği” başlıkları altında yer alan “Cehalet” hakkındaki görüşleriyle Harari, bilim insanlarının bile bilimsel grup düşüncelerinin tesiri altında kalabileceğini, yer yer cemaat bulgularının çemberinden çıkamadığını, bilginin sistem tarafından yönetildiğini iddia etmektedir. Nitekim dünyanın en büyük ansiklopedisi olarak bilinen Vikipedia’nın Venezuela ve Türkiye tarafından yasaklanması örnek verilebilir.

21. Yüzyıl için 21 Ders kitabının “Hakikat” bölümünde geniş argümanlarla, din ve para arasındaki ilişki ve hatta paranın insan ilişkileri üzerindeki etkisinin neredeyse din ile eşit derecede olması dikkat çekicidir.

Harari’nin altını önemle çizdiği “hakikat mi iktidar mı” karşılaştırması son derece enteresandır. Okuyucu olarak sizi uzun düşünmeye sevk etmektedir.

“Bilimkurgu” konusuna geniş yer ayıran Harari’nin örnek olarak vermiş olduğu Ters Yüz ve Matrix, Her filmleri, Westworld, Black Mirror dizileri ve George Orwell’in1984 kitabı merak uyandırtmakta ve okuyucuyu ilgili film ve dizileri izlemeye, kitapları okumaya yönlendirmektedir. Bu doğrultu da George Orwell’in Hayvan Çiftliği adlı kitabı her ne kadar bilimkurgu türünde yazılmamış olsa da insanların nasıl ve niçin yönetildiğinin bilinmesi için akla gelebilecek kitaplardandır.

V. Kısım: Direnç başlığı altında Eğitim, Anlam, Meditasyon konuları irdelenmiştir.

21. Yüzyıl için 21 Ders kitabı, yüzyılladır gerek din, gerek ekonomi, gerekse yönetim ile ilgili, gerekse bozulan ekoloji ve ideoloji sorunları hakkında insanlara bir çıkış yolu bulma adına nefes aldırmaktadır. 21 yüzyılda sınırsız bilgiler ile karşı karşıyayız bu yüzden bilginin ayıklanması gerektiğini, özellikle orta yaş sınıfındaki insanlara verdiği mesaj ile okul çağı öğrencilere sunduğu bilgiler sarsıcı niteliktedir.

Harari, insanlığın bu zor sürecinde, “kendini bil” demekle artık bilindik peygamber ve filozof öğretilerin dışında ciddi bir rakip olan, insanların “Organik İşletim” sistemine saldırıda bulunan, ele geçirmeye çalışan bir reklam ve teknoloji dünyasının varlığına dikkat çeker. Coca Cola ve benzeri insan sağlığı üzerindeki kötü etkileri olan yiyeceklerin reklam yoluyla nasıl empoze edildiğinin önemini vurgular.

Harari, kaleme aldığı 21. Yüzyıl için 21 Ders kitabında yer yer kendisi ile ilgili bazı bilgileri okuyucuyla paylaşmış olması, kitaba samimiyet ve açıklık getirmekte hatta okuyucuyu kendine yakınlaştırmaktadır. Dolayısıyla vermeye çalıştığı sosyal mesajların okuyucu üzerinde etkisi kaçınılmaz olacaktır.

İsrailli yazar olarak Harari, “Kim olduğum, ancak tüm kâinatı temel alarak bilebilirim,” demekle insanların kafasındaki Yahudi, İsrail, Siyonizm düşüncesine de açıklık getirmektedir.

13 yaşındayken İsrail milliyetçiliği ile ilgili anlattığı kendi yaşamına ait düşünceleri oldukça öğretici, düşündürücü ve ders mahiyetindedir.

“Meditasyon” kısmı ile 21. Yüzyıl için 21 Ders kitabı tüm okuyucuya soluk aldırmıştır. 21 yaşındayken bir arkadaşının zoru ile meditasyon ile tanışan yazar Vipassana (içe bakış) meditasyon yöntemi üzerinde uzun uzun durmuş, zihin ve beyin arasındaki ince noktayı adeta bu yöntem ile keşfetmiş, ara ara zihinden sıyrılmanın gerekliliğini okuyucuya sunmuştur. Osho’nun dediği gibi “hiçbir şey yapma, sadece izle.” Bu konuda Osho’nun bu düşüncesi de öğreti mahiyetindedir; Zihin tıpkı kalabalık gibidir; düşünceler bireylerdir. Ve düşünceler sürekli orada oldukları için sürecin maddi olduğunu düşünüyorsun. Her bir düşünceyi bırak ve en sonunda hiçbir şey kalmaz. Zihin diye bir şey yoktur, sadece düşünce vardır.

Edebiyat, tarih, siyaset, din, ekonomiden tutun cosmas, bilişim ve her türlü teknolojik gelişmeler hakkında geniş bilgilere sahip olan Harari, 21. Yüzyıl için 21 Ders kitabını birçok nitelikli kaynaktan yararlanarak, tüm bilgileri bağdaştıran bir üslupla, küçük hikâye ve metinlerle zenginleştirerek son derece akıcı ve sade bir dille yazmıştır.

21. Yüzyıl için 21 Ders kitabıyla tanışan tüm okuyucular Harari’nin Sapiens ve Homo Deus kitaplarını da okuma ihtiyacı duyacaktır.

21. Yüzyıl için 21 Ders kitabı, kafası türlü bilgilerle karmakarışık hale gelen 21. yüzyıl insanlarına sunulacak bir başucu kitabı olup kütüphanenizin en vazgeçilmez bilgi köşesinde yer alacaktır.

 

 

Yuval Noah Harari tarafından kaleme alınan 21. Yüzyıl için 21 Ders kitabı, tüm dünya insanlarının hâlihazırda yaşadığı siyasi, dini, ekonomi, ekoloji, sağlık, psikolojik ve benzeri toplumsal krizlerin nedeni, dünyayı kuşatan biyoteknoloji, yapay zekâ, bilişim teknoloji ve serbest ekonomi piyasasının şuan ve gelecekte insanlara yaşattığı ve yaşatacağı olumlu olumsuz yaşam şeklinin detaylı ve çarpıcı bir şekilde kaleme alınmıştır.

21. Yüzyıl için 21 Ders kitabının ‘Giriş’ kısmında Harari, Hayvanlardan Tanrılara Sapiens, Yarının Kısa Bir Tarihi Homo Deus kitaplarına kısaca değinerek “daha ivedi toplumsal ekonomik ve siyasal krizlere yoğunlaşıyorum,” diyerek ilk satırda okuyucuyu son derece güncel yaşamı ilgilendiren olaylara sürükleyerek ufuklarını açmaya çalışmaktadır.

21. Yüzyıl için 21 Ders kitabı;

I. Kısım: Teknolojik Zorluk

II. Kısım: Siyasi Zorluk

III. Kısım: Umut ve Umutsuzluk

IV. Kısım: Hakikat

V. Kısım: Direnç, şeklinde kaleme alınmış olup her kısım altında ayrı ayrı konu başlıklarıyla detaylı bilgiler yer almaktadır.

21. Yüzyıl için 21 Ders kitabın sonunda belirtildiği gibi onlarca farklı kitaptan yararlanılarak, birçok bilimsel, tarihsel, siyasi, ekonomi kitaptan referans alınmıştır.

21. Yüzyıl için 21 Ders kitabını kısım kısım incelemek ve yorumlamakta fayda vardır çünkü Harari, her bölümün sonunda ufakta da olsa insanoğluna malum kaos, malum krizlerden çıkış yollarını sunmaktadır.

I. Kısım: Teknolojik Zorluk başlığı altında Uyanış, Özgürlük, Eşitlik konuları irdelenmiştir.

Harari, 20. yüzyılda New York, Londra, Berlin, Moskova dünyaya şekil veren seçkinlerin üç büyük anlatı formüle ettiğini, bunların kapitalizm, komünizm, liberalizm anlatı olduğunu vurgular. II. Dünya Savaşının faşist anlatıyı devirdiğini, 1940-1980 yılları arası dünyanın sadece kominizim ve liberal savaş alanı olduğunu, ardından komünizmin çöktüğünü, 2018’e gelindiğinde de liberal seçkinlerin afalladığını ve sarsıldığına değinir. Harari aynı zamanda, liberallerin yaşadığı sarsıntıyı kıyamet (dünyanın sonu) gibi algılayan bu güruhun neden bu duruma geldiğini, arka perdede neler olup bittiğini, kıyamet hissinin teknolojik sıçrama hızının artışıyla daha da şiddetlendiğini kaleme alırken dikkatleri teknoloji ve finansal sermaye krizine çekmektedir.

21. Yüzyıl için 21 Ders kitabı vasıtasıyla okuyucu, teknolojideki hızlı gelişimin siyasetçileri şaşırtıp gerisinde bıraktığını, teknolojiyi anlamakta zorluk yaşadıklarına vakıf kılmaktadır. Okuyucu aynı zamanda biyoteknolojinin insan beyni üzerindeki olası etkisiyle nasıl bir toplum ve gelecek beklediğini, bozulan ekolojinin yaşamda neler yaratacağını bilmezliğin şokunu yaşayacaktır. Biyoteknoloji ve bilişim teknoloji alanlarındaki gelişimlerin, insanın gelecek tarihi üzerindeki olumlu olumsuz taraflarına değinen 21. Yüzyıl için 21 Ders kitabı, zihin karışıklığı yaşadığımız için, dijital gelişimin insanlarda zihinsel bir arızaya sebep olacağı kaygısını okuyucuya aksetmektedir.

Amerika, Fransa, İngiltere ve Rusya’nın iç demokrasilerine değinen Harari’nin şu belirlemesi son derece çarpıcıdır; Rusya demokrasi taklidi yapar. Rusya eşitsizlik konusunda ön safhalarda bulunuyor. Nüfusun en zengin %10’u servetin %87’sini elinde tutuyor.

Trump’ın nihilist (hiççi), Obama’nın liberal, gelecek için kaygı duyan bir siyasetçi, Putin’in milliyetçi sağcı ve dikta olduğunu, Hindistan, Polonya ve Türkiye’nin milliyetçi ve dini gelenekleri yaşatma hallerinde olduğu bilgisini tarihi, ekonomi ve güncel olaylar ile destekleyen Harari; insanlar er geç özgür, eşitlikçi bir yaşam ister ancak yöneticiler medyayı da zapt ettiklerinden halk bunun farkında olmadan bir daha bir daha kendilerine zulüm edene oy verir, derken okuyucuyu kısmen de olsa duyarlılığa davet etmektedir.

Abraham Lincoln’un “demokrasi” konusunda dile getirdiği cümleye yer veren Harari, okuyucuya dünyayı kaostan kurtaracak demokrasiyle ilgi umut vermektedir. “Tüm insanları bir süre kandırabilirsiniz, bir takım insanları sürekli kandırabilirsiniz ama tüm insanları sürekli kandıramazsınız.”

Bu durumda liberalizm çöktüğünde oluşacak boşluğu “ne dolduracak” sorusu tüm okuyucu beynini bit gibi kemirebilir.

Harari, gelişen teknoloji, dijital yaşam ve yapay zekâ yüzünden küresel işsizliğin, küresel işlevsizliğin olabileceğinin altını çizer. Michio Kaku, Geleceğin Fiziği kitabında teknolojinin 2100 yılına kadar yaşamımızı nasıl etkileyeceğini uzun uzun kaleme alır. Teknolojinin gelişimine daha çok umutla bakan Kaku, yakın gelecekte birçok mesleğin ortadan kalkacağını ama aynı zamanda yeni meslekler oluşacağını vurgular. Ancak Harari, Kaku kadar umutlu değil. Harari, iş kaybının tek kaynağının bilişim teknolojisinin yükselişi değil, bilişim teknolojisinin biyoteknolojisiyle kesişmesinden olabileceğini, insan beyninin biyokimyasal algoritmaların mükemmel olmadığının tespitine varıldığı için büyük bir sıkıntı olduğunu vurgular. Bu anlamda 21. yüzyılda mesleklerin değil insanların korunması ilkesini savunur ve dünya devletlerinin bu anlamda ortak bir bildirge hazırlamasını ve uygulamasını önerir.

Algoritmalar üzerinde uzun uzun bilgiler vermeye çalışan Harari, okuyucuyu bir nevi biyoteknolojiye, olası ekonomi kırılmalara hazırlıyor gibidir. Mühendislerin göz hareketlerine ve yüz kaslarına bakarak bir yazılım geliştirdiğini söyleyen Harari, siyasetten ekonomiye, güncel bilgiden teoriye, felsefeden psikolojiye, sosyolojiden dine kadar bilgi donanımına sahip beynini üşenmeden okuyucuya açmıştır. Ve devam ediyor Harari, teknik gelişimlerin iyi bir takipçisi olmazsanız hayatın, ekonominin vb. gelişimin gerisinde kalacaksınız.

II. Kısım: Siyasi Zorluk başlığı altında Topluluk, Medeniyet, Milliyetçilik, Din, Göç konuları irdelenmiştir.

Açıklama: https://www.inceeleyen.com/wp-content/uploads/2019/07/68-21yuzy%C4%B1licin21ders-209x300.jpg21. Yüzyıl için 21 Ders kitabın I. Kısmında olduğu gibi II. Kısmında da Harari, detaylı bilgiler ile okuyucunun kafasında fırtınalar estirmektedir. Okuyucu düşündürtmekte, ürkütmekte ve ne yapılması gerektiği ile ilgili fikirler vermektedir. Elbette tüm bu paylaşımları sahip olduğu bilgi, argüman ve kitap arşivleri sayesinde son derece titizlikle, açık seçik ve anlaşılır bir dil ile sunmaktadır.

Yuval Noah Harari tarafından kaleme alınan 21. Yüzyıl için 21 Ders kitabı, tüm dünya insanlarının hâlihazırda yaşadığı siyasi, dini, ekonomi, ekoloji, sağlık, psikolojik ve benzeri toplumsal krizlerin nedeni, dünyayı kuşatan biyoteknoloji, yapay zekâ, bilişim teknoloji ve serbest ekonomi piyasasının şuan ve gelecekte insanlara yaşattığı ve yaşatacağı olumlu olumsuz yaşam şeklinin detaylı ve çarpıcı bir şekilde kaleme alınmıştır.

Yorumlar

Yorum Gönder

 

Son Yorumlar

istanbulu Tataroğlu

(Erda Güncesi / Günce - 2004)

Doğa ile ,doğa hareket ve ...

Sukran Cetinkaya

(Bu Sen Değilsin)

Sen ask abidesisin gercekten ...

Nurullah ULUTAŞ

(Bu Sen Değilsin)

Güzel yürekli ...

Aynur Engin

(Bu Sen Değilsin)

Şiirane dökülen ...

Seval serttaş

(Bu Sen Değilsin)

Yıllarca şiir okuyan ve de ...

Tweeter

Facebook

Leyla Mihrinaz Engin: Harf harf hece hece kelime kelime yanmak gerek...

ÇAĞDAŞ MEDYA | Basın | Yayın | Reklamcılık |